ALLAH’A İMAN;
Ergenlik çağına gelmiş, aklı olan her erkek ve kadına ilk önce farz olan, Allah’ı bilmek ve O’na inanmaktır.
Allah vardır. O’nun varlığını anlamak ve bilmek için kendimize, kâinata ve kâinattaki yaratılış inceliklerine ve her şeyin yerli yerine konduğuna bakmak yeterlidir.
“Ezeli ve ebedi bütün isim ve sıfatları kemal noktasında bir yaratıcı olmadan bu kâinat ve içindeki canlı cansız mahlukat var olabilir miydi?” sorusuna “Evet” cevabı vermek, akıldan istifa etmektir.
Kâinatta hiçbir şey kendiliğinden olmuş değildir. Mutlaka onu yapan ve ona şekil veren vardır. Giydiğimiz elbise, kullandığımız eşya ve içinde oturduğumuz ev, bindiğimiz vasıta, bütün bunların bir ustası ve yapanı vardır. Bunun gibi bizi, bütün canlıları, kainatı ve kainattaki akıllara durgunluk veren bu düzeni elbette bir yapan ve yaratan vardır. İşte O Allah’tır. Bizi yaratan ve yaşatan O’dur. Öldürecek ve tekrar diriltecek olan da yine O’dur. Bu sebeple bizim için ilk görev, O yüce yaratıcıyı tanımak ve O’na inanmaktır.¹
Bu konu hakkında Kur’an’ı Kerim’de bir çok ayeti kerime bulunur ki bazıları şunlardır;
“Allah, pisi temizden ayırıncaya kadar mü’minleri içinde bulunduğunuz şu durumda bırakacak değildir. Allah, size gaybı bildirecek de değildir. Fakat Allah, peygamberlerinden dilediğini seçer (gaybı ona bildirir). O hâlde, Allah’a ve peygamberlerine iman edin. Eğer iman eder ve Allah’a karşı gelmekten sakınırsanız sizin için büyük bir mükâfat vardır.”²
“Göklerde ve yerde Allah’ın varlığını, birliğini, kudretini gösteren nice deliller vardır ki insanlar yanından geçip gittikleri halde yüzlerini çevirdiklerinden farkında varmazlar.”³
“Ey insanlar! Peygamber Rabbinizden size gerçeği getirdi. Şu halde kendi iyiliğinize olarak iman edin. Eğer inkâr ederseniz bilin ki göklerde ve yerde ne varsa hepsi Allah’ındır. Allah sınırsız ilim ve hikmet sahibidir.”⁴
Bir Kıssa;
Bir gün bir dehri (Allah’a inanmadığını söyleyen) İmam Azam’ın yanına gelerek ona 3 soru sorar.
-Bize Allah’ı gösterebilir misin?
-Cehennem ateş olduğuna göre ateşten yaratılan cinler ve şeytanlar orada nasıl azap göreceklerdir?
-Hem kaza ve kadere inanmamızı istiyorsun hem de insanın iradesinden bahsediyorsun. Hâlbuki insan her şeyi mecburen yapar kendi iradesi mi vardır?
Bu sorulara karşılık büyük imam eline aldığı bir avuç toprağı soruları soran kişinin yüzüne fırlatır. Dehri bu davranışa tepki gösterir. İmamı Azam bunun üzerine şöyle der;
“Allah’ı göremediğin için inkar eden adam! Toprağın yüzünde meydana getirdiği acıyı görebildin mi? Daha yüzündeki acıyı göremezken Allah’ı görmediğin için nasıl inkar edersin?
İkinci sorunun cevabı, bildiğin gibi insan topraktan yaratılmıştır ama bu bir avuç toprak senin yüzünü acıtmaya yetti. Demek ki cehennemin ateşi de ateşten yaratılan varlıkları yakabilir.
İnsanın iradesini inkar etmene gelince, madem benim iradem yok ne diye yüzüne attığım toprak için benden şikayetçi oluyorsun?”
Aldığı bu cevaplar karşısında şaşkına dönen adam ne diyeceğini bilemeden oradan uzaklaşır…
KAYNAKLAR:
(1) Lütfi Şentürk, Seyfettin Yazıcı, İslam ilmihali, 29. Sayfa
(2) Ali İmran Suresi / 179
(3) Yusuf Suresi / 105
(4) Nisa Suresi / 170